Ermeni meselesi -1
Ermeni meselesi nedir? Bu soruya bir yazı dizisiyle cevap vermeye çalışacağım. Belge kıyaslaması yaparak Ermeni meselesini ele aldım. Kafadan değil, belgelerle bu konuyu kafamizagore.com'a yazıyorum.
1.1 Meselenin tarihçesi
İstanbul'un fethi ile (1453) Ermenilerde Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi. İslam tarihi ve İslam-Batı ilişkisi hakkında uzmanlaşmış Princeton Üniversitesi profesörü Bernard Lewis'a göre 1453'ten sonra Ermenilerin Millet-i Sadıka olarak tanındıkları bir devir başladı.Yani Türk halkının en sadık ve güvenilir olarak gördüğü millet o tarihlerde Ermenilerdi.
Türk-Ermeni ilişkilerindeki değişim süreci Rusların, Fransızların ve İngilizlerin araya girmesiyle başladı. Bunların arasında en başarılı politik üreten Ruslardı. Ruslar böl ve yönet politikasını aktif bir şekilde ortaya koydular. 1774 tarihli Küçük Kaynarca Antlaşmasın'da Osmanlı İmparatorluğunda yaşayan Ortodoks Hıristiyan Ermeniler, Rusların koruması altına alındı.
Birçok Ermeni dışardan gelen politik ve kültürel düşünceler tarafından etkilendi. Ayrıca 1829'da Ruslar Rus-Ermenistan'ı kurdular. Bir yanda Avrupa'dan gelen yeni liberal fikirler bir yandan Rusların politikası Ermeniler'de milliyetçi hareketlilik getirdi. Ermeniler, Osmanlı tarafından yasakalanan, iki milliyetçi hareket'te birleşti, Taşnak ve Hınçak. Yasaklandıktan sonra Rus-Ermenistan'dan çalışmalarına devam etti bu iki hareket.
1908 yılında reform isteyen Jön Türkler yeni bir Türkiye inşa etmek için iktidarı ele geçiriyor. Jön Türklerle işbirliği yapan Ermeni hareketleri bu tarihten sonra serbest bırakılıyor. 31 mart 1909'daki Türkler ve Ermeniler arasındaki çatışmalar sonra Jön Türkler Ermeniler hakkındaki düşünceleri değişti. Jön Türklerin Ermeniler hakkındaki yeni düşünceleri Ermenilerin tehcir edilişi ile ortaya çıktı. [1]
Buraya kadar anlatıklarımızla Ermeniler ve Türkler arasında sorunlar olduğunu anlayabiliyoruz.
1.2 Günümüzdeki tartışma
Günumuzdeki Ermeni Meselesi tartışması iki 'cephe' arasında geçiyor, Türk ve Ermeni 'cephesi'. Bu iki cephe bir belgesavaşında birbirleriyle savaşıyorlar. Lobi yapmak bu savaşın atom bombası diyebiliriz. [2]
Ermeniler soykırımın tanınmasını istiyor, Türkler Ermenilerin tehcir edilişini tanınmasını talep ediyorlar. İki taraf arasındaki farklar neler?
Medya bize bu konu hakkında son yıllarca bir çok bilgi verdi. Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik süreci konuşulduğu zamanlarda yaşıyoruz. Bu tartışmalar yapılırken Ermeni Meseleside konuşuluyor. Tartışma aslında 1915/1916'da mesela hakkında yazılan ilk kitaplarla başladı. Arnold J. Toynbee ve Lord Bryce'ın 'The treatment of Armenians in the Ottoman Empire 1915-1916' 1916'da yazılan bu kitapta meseleyi çok detaylı bir biçimde ele aldılar. O kritik senede C.F.Dixon-Johnson 'The Armenians' diye bir kitap yazıyor, Toynbee ve Lord Bryce'ın yazdıklarından tamamen farklı bir bakış açısı ile meseleyi ele alıyor. Tehcir'ın halen devam ettiğı bir yıl içinde, Ermenicephesi ve bir de Turkcephesi bu şekilde oluşuyor. Her iki cephede kendi belgelerinin doğru olduğunu söylüyor.
Bu bölüm buraya kadar. İkinci bölümde Ermenilerin hangi belgelere dayandıklarını ele alacağız.
http://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Gazetteer/Places/Asia/Armenia/_Texts/KURARM/home.html 12-12-2006.
[2] Ermeni lobisi http://www.armenian-genocide.org/Affirmation.355/current_category.7/affirmation_detail.html ; http://www.24april.nl/page6.html; Turk lobisi http://mbarchives.blogspot.com/2006/10/turks-abroad-and-turkish-lobby.html; http://www.turkishdailynews.com.tr/article.php?enewsid=43937 17-12-2006.


















