Trabzonspor düşmanlığı işte ıspatı

İstanbul medyasında Trabzonspor duşmanlığı var falan der Trabzonsporlular. Bizde iki resim çektik. Biri Trabzonspor - Fenerbahçe maçından sonraki www.milliyet.com.tr biride Fenerbahçe - Galatasaray maçından sonra. Hangi maçtan sonraki olaylar daha ağır olduğunun yorumu sizin. Ama Milliyet'e göre hangi olaylar daha ağır acaba? Trabzon - Fener maçından sonraki sayfa hep negatif. Acep nedendir?

Fenerbahçe - Galatasaray maçından sonra:
 

Saraçoğlunda bu hep oluyor! SKANDAL!

Şampiyon Galatasaray! Helal olsun. Fatih Terim kendini bulunca neler yaptığını herkes gördü. Ama şampiyonluktan önemlisi olaylar. Bu yıl haksız şekilde lige dahil edilen Fenerbahçe'nin seyircileri kudurdu. İşte bu kudurmanın ıspatı:

Sahaya giren Fenerbahçeli taraftarlar. Şimdi 1 maç falan kapanır olay biter.

 

Size yuh ulan!

fenerbahcetrabzonsporzokorayuh

 

 

 

 

 

 


Şu rezil habere bakınız: Link

Aylardır adalete tecavüz edilirken neredeydiniz? Emre'nin Zokoraya yaptığı ırkcılığı kınayamadınız. Şimdi iş çığrından çıktıktan sonra utanmadan sıkılmadan Trabzon'a Trabzonsporluya suçu atıyorsunuz. Size yuh ulan!

Ceza veremeyen fenerasyon'a kızmak yok. Fenerbahçe'nin açık açık suçu kendinden başka herkese yüklemeye çalışmasına yorum yok. Trabzonspor taraftarıyla empati duymaya gerek yok. Ondan sonra Zokora'nın yaptığı yapabildiği tek harekete yuh ha? Size yuh ulan!

Acaba bu insanlar bu adalete yapılan tecavüzu nereye kadar çekecekler? Acaba bu insanları aptal yerine koyan Demirören'e bir yuh desek mi? Diyemediniz, demediniz çünki sizde onlardansınız. Sizin gazeteciliğiniz bu kadar işte. Size yuh ulan!

Başbakanın dediği 8 takımı düşürürsek futbol biter lafını soruşturmak ne diye? 5 yıl katılmazsak ne olur lafını soruşturmak ne diye? Özüne küfür edilip, küfür edenin ceza almadığını gören, Zokoro'ya yuh çekmek dururken neden bunlarla uğraşasınız? Size yuh ulan!

Bu davanın sadece futbol davası olmayıp, güçlünün istediğini yapabilen bir hukuk hak sistemi göstergesi olduğunu göremeyenlere yuh! Size yuh ulan!

 

Aykut Kocaman'ın anlayamadığı

senol_gunes_yakin
Aykut Kocaman, Şenol Güneş'in bu konuşmasını kavrayamamış! Dürüstlüğü bilmeyen dürüstlüğü görünce tanıyamaz/anlayamaz!










 

Adalete tecavüz

justicepaintsweb3 temmuz 2011'de bir bakkalcı çalışanlarıyla beraber bir kadına yaptığı tecavüz sonucunda tutuklanıyor. Bundan sonrakı süreçte inanılmaz işler oluyor. Ne herhangi dini kurala nede bir adalet sistemine uyan işler oluyor. O bakkalın olduğu semtin insanları ayaklanıyor "bakkal amca suçsuzdur" diyor. "Çocuk olmamışsa ceza olmasın." mantığı. Hatta o semtin başkanı bile bu konu hakkında konuşuyor ve tecavüz edilen Adalet hanıma bide o vuruyor. Diyorki "Ya iyi güzel belki olmuştur tecavüz belki olmamıştır. Ama bakkal kapanmasın. Ha bu bakkal yüzünden öteki bakkalar ülkenin dışından mal alamiyacak. Alamasın ne olacak? Üç beş yıl ceza yeriz. Bir yerin bakkallarınada bir zamanlar öyle ceza verildide ne oldu?"

Bu sözlere uyanlar oldu tabi. Uymayanlarda oldu: "Eğer benim bakkalım yapmışsa benim bakkalım'da ceza alsın". Ama o insanlarada saldıranlar oldu. "Ya işte bunlarda zamanında çok tecavüz etti. Bunlar Onursuz adamlar." Adamın ne dediğine bakan yok. Bizde yapanlar varsa onlarda ceza alsın diyor. Ver cezayı herkese. Ne demek yani "8 bakkalı kapatırsak, bakkalcılık biter." Böyle bir zihniyet...

İş öyle bir yere geldiki, herkes suçlu ama ceza kesemeyiz demeye başladılar. Bundan sonra Adalet hanım tecavüz edilirse kim inanacak ona? Bana ben Müslümanım, Demokratım falan filan demesin o kişiler. Olay var ama sahaya yani bakkalcılığa yansımamıştır. Armut yine armut, elma hala elma ve makarna hala makarna onlarda bir değişiklik yok. Ha o zaman cezayada gerek yok yani?

Kimse çıkıpta demiyor. "Ya Adalet hanım ne olacak?"

not: açıklık için linklere tıklayınız.
 

Ermeni meselesi - 3

ermeni_meselesi2.3 Tehcir hakkında Ermeni tarihi ne diyor?

1908 darbesinden sonra, Enver Paşa(Savaş bakanı), Cemal Paşa (Bahriye Nazırı) ve Mehmet Talat Paşa (içişleri bakanı ve sadrazam) Üç Paşalar olarak bilinen bir üçlü kurdu. Lord Bryce bu üçlü hakkında "vicdansız maceraperest çete" demiştir. [1] Böyle demesinin nedeni bu üçlünün Osmanlı sınırlarında bütün Hıristiyan nüfusunu imha etmek istemesi. Planlarını gerçekleştirmek için savaş dönemi mükemmel bir dönemdi. Bu dönemde Genç Türk hükümeti geçici olarak Avrupa ülkelerinin denetiminden kurtulmuş olacakti ve istediği gibi hareket edebiliyordu. Arnold Toynbee'ye göre Genç Türk Hükmeti tehcir sırasında Ermenileri Kürtlerin olduğu dağlardan geçirmeyi önceden planladı. Kürtler böylece Ermenileri soydular, tecavüz ettiler ve öldürdüler. [2]

Ara Sarafian, bir Ermeni tarihçi, yazar ve Gomidas Enstitüsü'nün yöneticisi 'United States Official Documents on the Armenian Genocide' kıtabında Amerika Birleşik Devletleri resmi belgelerini ele aldı. Ara Safian öncelikle Amerika'nın İstanbul büyükelçisi Henry Morgenthau'ın (1856-1946) (genellikle) Osmanlı'daki misyonerlerden ve konsoloslardan elde ettiği bilgileri kullandı. Henry Morgenthau İstanbulda oturuyordu. Bu belgelerin birinde Henry Morgenthau 28 Haziran 1915 tarihinde Trabzon'dan Amerikan konsolusu Oscar Heizer'den bir mektup alıyor. Mektup her şehire gönderilen bir kamu duyurusunu ele alıyor. Kamu duyurusunde tehcir hakkında bir açıklama bulunuyor. Özetle kamu duyurusunda şunlar yazıyordu:

 

Haftalık...: Kate Upton

Kate Upton başka söze gerek yok.

Resimler için tıklayınız:

 

 

STV = SapTV. Helal olsun Cübbeli Ahmet Hoca!



Cübbeli Ahmet Hoca STV nin dizilerini izlemeyin door sandstormmm

 

Kadın muhtar çadırları korudu

deprem-cadirlarini-silahiyla-korudu_8026_b

Her depremde bu şereften yoksun yağmacıları görebiliyoruz. Yine Van depreminden sonra aynen öyle oldu. 1-2 kişi değil üç minibüs dolusu yağmacı geldi Van'a. Ama bilmedikleri Cumhurriyet Mahallesi'nin muhtarı onlar gibi şereften yoksun olmadığı. Van’ın tek kadın muhtarı olan Leyla Tanrıtanır, depremzedeler için Kızılay’ın dağıttığı çadırları almak isteyen üç minibüs dolusu yağmacıyı, belindeki silahı çekip havaya ateş ederek püskürttü.

Depremin yaralarını sarmaya çalışan Van bugünlerde tek bir ismi konuşuyor. Van’ın tek kadın muhtarı Leyla Tanrıtanır. 30 bin kişinin yaşadığı Cumhuriyet Mahallesi’nin muhtarı olan Tanrıtanır’ı adeta bir kahraman haline getiren olay ise depremin ikinci günü yaşandı.

 

Savunma hikayesi

aydnlarAK-parti geleli telefon dinlenmeler, kasetler, tutuklamalar ve resimler artık medyaya düşüyor. Önce bize herşeyi gösteriyorlar aynen Deniz Feneri olayında olduğu gibi sonra birden yayın yasağı geliyor. Şike operasyonunda yayın yasağı var. Bu operasyonda Türkiye Futbol Federasyonu kaos yaratıyor.

Yok kendini savunma hakkı var falan filan diyor futbol federasyonu. Böyle olaylar farklıdır. Doping kullanan sporcular gibi savunma formalitedir. Eğer ortada telefon konuşmaları, görüntüler, belgeler, itiraflar varsa artık savunma formalitedir. Ne diyecekler yani? Doping kullanan sporcular gibi "ben yapmadım biri yemeğime koydu" falan gibi hikaye çıkacak ortaya. Floyd Landis'in doping olayındaki gibi eğer belgeler sağlamsa karar çıkmalı. Sonra Landis gibi Fenerbahçe'de saçma sapan bir savunma yayınlar. Bisikletci Floyd yıllarca inkar ettikten sonra sonunda suçunu itiraf etti zaten karar çoktan alınmıştı.

Federasyon başkanı başta "durum vahim" demişti. Belgeler sağlam deniliyordu. Sonra ne olduysa bu belgeler sağlamlıktan düştu. Fenerbahçeli federasyon başkanı dün gece Habertürk'te itiraf etti Fenerbahçe yönetici Nihat Özdemir ile iletişim içerisindeydiler bu süreçte. Baştan "Durum çok vahim gözüküyor. Bu kadarını beklemiyordum" diyen Aydınlar ne olduda bu konuşmasını değiştirdi? Fenerbahçeli Başbakanın bu olayda parmağı varmı?

update: Ali Koç ve ekibi Fenerbahçeyi Süper Lig'den geri çekiyor. Çalınan şampiyonluk falan filan diyor. Hikaye hepsi. Bu Fenerbahçe'nin suçlu olduğunun ıspatıdır. Fenerli yöneticiler sefilleri oynasalarda bunu Fenerlilerden başka kimse yemez. Bank Asya'da Fenere başarılar.

 

Türkler huzursuzluk getiriyor

Bilkay-ney2-300x225“Almanya’da ne kadar çok Türk olursa huzursuzluk da o kadar artar” diyen kişi nazi değil, Alman değil. Malatya doğumlu Almanyada Uyum Bakanı olan Bilkay Öney'in beyin yellenmesi. Şimdi tabi tabiri caizse kıç zora girince yada yine tabiri caize korkudan boku kuruduğundan geri adım atıyor. Yok röportajım çarpıtıldı falan filan. Biz seni anlıyoruz Bilkay. Seni Uyum Bakanı yaptılar. Baskılar artıyor tabi. Kendini göstermen gerekiyor sende oyana buyana saldırıyorsun. İyi işlerde yapıyorsun tabi.

Ha desen ki adam 40 yıldır Almanyada 1 tek söz Almanca bilmiyor. O adamdan geçti artık ama ya gençlere ne demeli? Almanya'da doğup okuyan gençlerin bir çoğu adam gibi Almanca bilmiyor. Bu sorunları nasıl çözeriz? Bu olaylara baksan sana hiç kimse birşey demez. Diyemez. Ama sen tutturmuşsun "Türkler daha çok tv izliyor" ve " Almanya'da ne kadar çok Türk olursa huzursuzluk da o kadar artar" diyorsun. Nereden biliyorsun? Araştırdınmı? Beyin yellenmesi yapıyorsun.

Kendini popülist yaklaşımda kaybetme! Doğru olanı yap. Popülist yaklaşımı bırak.

 

Londra ve Türkler

Londra'da herkes oyana buyana kırarken, Türkler kendi mağazalarını ve başkaların mağazalarını koruyor. Bir çok şerefsizin her tarafı kırdığı yağmaladığı zamanda Türklerin bu davranışı göz yaşartıcı. Helal olsun diyoruz. İşte Londra'nın Kingsland High sokağındaki Türkler:

 

 

Türk ekonomisi

avrasya-kaplaniTürkiye artık Avrasya Kaplanı haline geliyor. Türkiye ekonomisi 2011 yılının ilk çeyreğinde yüzde 11 büyüdü. Türkiye böylece ilk çeyrek itibariyle dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi oldu. Türkiye'yi yüzde 9.9'la Arjantin ve yüzde 9.7'yle Çin takip etti.

2009'daki yüzde 4.8'lik küçülmeden sonra Türk ekonomisi hızla kendini toparladı. Ama bu olayın bir başka yanıda var. Bizler ekonomiye güvenip kredi kartı ve bankadan borç alarak bir çok şey satın alıyoruz. Bu gibi borç almalarda yüzde 35 arttı son dönemde. Özellikle ev, tatil, çamaşır makinesi, televizyon, cep telefonu, araba, bilgisayar gibi şeyler için borç alınmış. Ayrıca cari açık sorunu var. Ocak-Nisan döneminde açık 29.64 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu verilere göre cari açık yüzde 113 arttı. İthalat'ın düşürülmesi, faizlerin yükseltilmesi ve vergi gelirlerinin düzenlenmesi gerek bu açığı kapatmak için. Ama malesef bunu şimdiye dek başarabilen bir hükümetimiz olmadı.

AVRASYA KAPLANI

Royal Bank of Scotland’ın gelişmekte olan ülkelerden sorumlu analisti Tim Ash, “Türk ekonomisi şiddetle büyüyor ve Avrasya’nın Kaplanı haline geliyor. Piyasada beklentiler yüzde 9 ile 10 arasında bir rakamdı ancak yüzde 11’lik oran 2011 yılı büyüme tahminlerini yüzde 7’ye yaklaştıracaktır” dedi.

Türkiye'den sonra en hızlı büyüyen 5 ülke ise şöyle;

 

Şehitler ve BDP

b-217418-siyah_gl

Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Şehitler ölmez diyoruz.

Şu günlerde şehitlerimiz için içimiz kan ağlarken BDP'lilerin yaptığı toplantılar artık terörist saldırı gibi geliyor bize. İyi aile çocukları BDP'liler yaptıkları 4 günlük toplantıyı Türklerin katliama uğradığı Van Akdamar Kilisesi'nde noktaladı. BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş kamp sonrası, gazetecilerin sorularını cevapladı. Demirtaş, Başbakan Erdoğan’ın PKK’ya çağrı yapmasını istedi. Selahattin Demirtaş şunları söyledi: “Görüşmeler yapıldığı söyleniyor. Kendisi de PKK’ya çağrı yapsın. Operasyon, ateşkes konusunda açıkça barış iradesini ortaya koysun. O saatten sonra PKK eylem yaparsa bütün toplum karşı çıkar. Bütün sorunların barış içinde çözüleceği, anayasal çözüme açık olduğunu, şiddetin çözüm getirmeyeceği, asker ve siyasi operasyonlar ile PKK’nın eylemlerinin sorunları çözmeyeceğini ifade etsin. Bu çağrıya karşı PKK ille de ben askere eylem yapacağım ille de silah kullanacağım derse bizde dahi herkesten tepki görür.” Bu arada BDP Milletvekili Bengi Yıldız da özerklik talepleri konusunda Taraf’a açıklamalarda bulundu. Kendilerinin Kürdistan adı altında özerk bölge istediklerini belirten Yıldız, Türklerin de kendi bölgelerini kurabileceğini söyledi.

Vatandaş ne görüyor? Bir yanda şehitler, bir yanda provakasyon. Bu açıklamalar, özerklik ilan etmek, Türklükten utanmak, İstiklal Marşı ile dalga geçmeler, PKK'yı dışlamamak... acaba bu olaylar nereye kadar patlak vermeden devam eder? Politika'nın bu olaylara acil çare bulması gerekir. Türk'üm diyenlerin sabrı kalmadı.

update: Diyarbakır'da askere pusu: Link

 

Önce Haberi Oku Sonra Parmağına Bak!...

Güney Koreli bilim adamları boş boş dururken oturup düşünmeye başlamışlar ne yapalım diye? Kendilerine bir uğraş bulmuşlar ve parmak boyu ile penis boyu arasındaki bağlantıyı çözmüşmüşler hemde "Bilimsel" olarak :)

Asya Androloji Dergisi'nde yayınlanan araştırmaya göre, işaret parmağı yüzük parmağından kısa olan erkeklerin penisleri daha uzun oluyormuş diye okuduğum anda parmak boylarımı hemen karşılaştırdım ve onayladım araştırmayı. :)Bilimsel açıklamaları ise, doğum öncesi salgılanan testosteron hormonunun penis ve parmak uzunluklarını belirleyen en önemli faktör olduğu.Bizde boş durmadık bu işe birde biz parmak atalım dedik ve sizin için testosteron hormonunu doğal yollardan nasıl arttırırız dedik ve araştırdık. :) Testosteron Hormonunu Doğal Olarak Arttırmanın Yolları için alttaki linke tıklayın.

Link

 

Facebook 'ta paylaş

facebook 'ta paylaş

Main Menu

Google

Son Yorumlar

  • Şenol GÜNEŞ ''Adalet eğer yerini bulmazsa ilahi ad... devami...
    yzn. DarkAdam
  • fenerasyon istifa!!! devami...
    yzn. Alemci
  • yok abi bu fbliler harbiden ibne. bunu ancak ibnel... devami...
    yzn. Alemci
  • OHA bu ne lan. biran gozume misirdaki olaylar geld... devami...
    yzn. Hilmi
  • Eger kurumlar ceza kesmezse insanlar kendileri kes... devami...
    yzn. HasanUstacık
WebKafamizagore

Anket

Internet sitelerindeki anketler hakkinda ne dusunuyorsunuz?
 

Foruma son eklenenler